Kızıl Ajan Anna Chapman’dan Türk tekstiline büyük destek

Tekstil sektörüne tasarımcı olarak adım atan, sık sık defilelerde boy gösteren ve “Kızıl Ajan” olarak tanınan Anna Chapman, Türk kumaş üreticisi Tkani Prestij firmasının geçen yıl başlattığı ve bu yıl ikincisini düzenlediği Rusya çapındaki Pro Fashion Masters yarışmasında Türk kumaşları ile yaptığı kendi tasarımlarını podyuma çıkarttı.

Türk tekstili ve kumaşlarını çok beğendiğini, onlarla çalışmanın kendisine keyif verdiğini belirten Chapman, Rusya ve Türkiye arasındaki gerginliğin çok uzun sürmemesini umduğunu söyledi.

Bir birinden ünlü Rus isimlerin boy gösterdiği gecenin sunuculuğunu Rusya ve Kainat Güzeli Aksana Fedrova yaparken, skandalları ile gündemde kalan dünyaca ünlü Rus balerin Anastasiya Volochkova gecede dans gösterisinin yanı sıra şarkı da söyleyerek konukları büyülerken, “O Ses Rusya” yarışmasında finalist olan üç isim de geceye sesleri ile renk katılar.

“Rusya ve Türkiye arasındaki gerginliğin çok uzun sürmemesini umuyorum”

Türk kumaşları ile yaptığı kendi tasarımlarını podyuma çıkartan Anna Chapman, “Türk kumaşları söylediğim gibi tabi ki çok iyiler, maalesef iki ülke arasında zorluklar var. Fakat şunu sevinerek söyleyebilirim ki, birçok şirket kur farkı yüzünden Çin ve Türkiye’de üretmenin karlı olmadığı için artık kumaşları sadece ithal ediyorlar. Yani kumaşları Türk şirketlerinden alıyorlar ve burada Rusya’da üretiyorlar. Ben yıllar geçtikçe daha geleneksel hale geliyorum. Aynı üreticileri aynı arkadaşları tutmayı seviyorum. Ben geleneksel olmayı seviyorum. Bu yüzden beni bu sene davet ettikleri ve bizim üreticilerimiz gerçek dost oldukları için çok mutluyum. Bu son sene Türkiye’de bulunmadım. Çok Türk arkadaşım var, işbirliği yapmaya başladık, sonra onlarla çok iyi arkadaş olduk. Son sene dışında 3 senedir oraya çok sık gittim. Rusya ve Türkiye arasındaki gerginliğin çok uzun sürmemesini umuyorum” dedi.

“Rus pazarına inancımızı yitirmedik”
Rusya çapındaki Pro Fashion Masters yarışmasını düzenleyen Türk kumaş üreticisi Tkani Prestij firmasının sahibi Hulki Öz ise amaçlarının hem Türk kumaşını tanıtmak hem de genç Rus tasarımcılara destek olmak olduğunu belirtti.

Tkani Prestij firmasının sahibi işadamı Hulki Öz, geçen yıl ilkini düzenledikleri Pro Fashion Masters yarışmasını bu yıl da düzenleyerek

gelenekselleştirmek adına önemli bir adım attıklarını söyledi. Türkiye ile Rusya arasında son dönemlerde yaşanan gerginliğin hiç kimse tarafından arzu edilmediğini belirten Öz, yaşananları kış mevsimine benzeterek, “Her taraf soğuk ve donmuş, ama biliyoruz ki bahar yakında gelecek ve her taraf yeniden ısınacak. İlişkilerimizi de ben bu mevsim geçişine benzetiyorum. Biz iki ülke insanları bir birimizi geç tanıdık ama iyi kaynaştık. Bu iki halk arasındaki sıcak dostluk ilişkisi siyaset üstü bir şey ve bu yaşananların geçici olduğunu düşünüyorum” dedi.

Rus pazarına olan inançlarını hiç kaybetmediklerinin de altını çizen Hulki Öz, bu geceyi düzenlerken hem genç tasarımcılara destek olmak hem de müşterilerine moral vermek için düzenlediklerini söyledi. Öz şöyle devam etti:

“Pro Fashion Masters yarışması ile amacımız üniversite, enstitü veya moda evlerinde tasarım eğitimi gören genç tasarımcılar arasında Rusya çapında bir yarışma düzenleyip finalini de görkemli bir törenle dereceleri belirlemek ve aynı zamanda ürün verdiğimiz müşterilerimiz ile bu genç tasarımcıları tanıştırmak için bir platform kurmak. Geçen yıl ilkini düzenledik bu yıl da ikincisini düzenliyoruz. Gerek internette gerekse de basılı medyada yarışmanın duyurusunu yaptık ve bize Rusya’nın her köşesinden aklımda kaldığı kadarıyla binin üzerinde tasarım geldi. Yine Rusya’da isim yapmış jüri heyetimiz bu tasarımların içinden eleme yaparak bu sayıyı 12’ye düşürdü. Biz de bu 12 finaliste sınırsız kumaş alma hakkı tanıyarak tasarımlarını dikmelerini sağladık. Showroomumuza gelip diledikleri kumaşlardan diledikleri kadar aldılar. Diktikleri tasarımlar da ilk defa bu gece sergilediler ve gördüğünüz gibi Türk kumaşı ile tasarlanan koleksiyonları hep beraber izledik ve büyük bir takdir topladık. Bu gece burada 200’ün üzerinde sektörün önde gelen ismi bulunuyor. Kimisi ünlü bir moda evinin sahibi, kimi tasarımcı, kimi öğrenci. Sektörden herkes yer alıyor. Açıkçası kumaşımızın bir birinden deneyimli ve genç tasarımcıların ellinde şekillenip bu kadar güzel ürünlerin ortaya çıkarak podyuma çıkması bizi hem ülkemiz adına hem de ürettiğimiz ürün adına gururlandırdı.”

“Birçok Türk şirketinin Rus piyasasında bulunması şaşırtıcı değil”
Gecenin sunuculuğunu da yapan Rusya ve Kainat Güzeli Aksana Fedrova da moda ve tasarım ile yakından ilgilenmeye başladığını ve bir profesyonel olarak Türk kumaşlarını çok beğendiğini söyledi.

Fedrova, DHA’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Türk kumaşının kalitesi ve fiyat politikası da iyi. Bu yüzden birçok Türk şirketinin Rus piyasasında bulunması şaşırtıcı değil. Türkiye tekstil imparatorluğundan biri olarak adlandırılıyor. Herhalde ben Türk tekstil sanayisine sıcak bakan tek insan değilim. Ben bu ülkeyi seviyorum, İstanbul’u seviyorum. Bu şehir o kadar enternasyonal, şaşırtıcı, çok çeşitli, orada her şey bulmak mümkün. Tarih bu şehirle bağlantılı. Ben İstanbul’da bulunmayı seviyorum, sahilde yürümeyi seviyorum, boğazı seyretmeyi seviyorum, ilginç pazarları mağazaları gezmeyi, değişik şeyler satın almayı seviyorum. Muhteşem Yüzyıl’ı seyrettim. İlginç, bu dizi için yapılan kostümlere profesyonel açıdan bakmak istedim. Modayla ilgilendiğim için nasıl yapıldığına, hangi kumaştan yapıldığına bakmak istedim. Kumaşların hepsinin Türk malı olması çok ilginç, her bölüm için farklı kıyafet olması muhteşem. Yönetmenin, senaristlerin çalışmaları ortadaydı. Bu muhteşem. Şu anda yazarın fikirlerinin bulunduğu, iyi oyunculukların olduğu bu tür çalışmalar çok az ortaya çıkıyor. Bu alanda ilişkilerin kötüleşmesinin yankıları tabi ki var. Şu anda üreticiler ve dizaynırlar arasında daha az korku olduğunu görüyorum. Temasa geçenler artık üretimde gecikme olmasından korkmuyorlar. Piyasada uzun zamandır çalışan, kendini gösterenler çalışmaya devam edecekler. Burada insani partnerlik ilişkileri en önemlisi. Durumun değişeceğini düşünüyorum.”

“Barış ve sevgide sınır olmamasını istiyoruz”
Dünyaca ünlü Bolşoy Tiyatrosu’ndan ayrıldıktan sonra skandalları ile gündemde kalan ünlü Rus balerin Anastasiya Volochkova ise gecede dans gösterisinin yanı sıra şarkı da söyleyerek güzelliği kadar sesi ile de konukları büyüledi.

Anastasiya Volochkova, programı sonrası yaptığı açıklamada dünyanın ilk şarkı söyleyen balerini olduğunu söyledi.

Türkiye’de çok arkadaşı olduğunu ve çeşitli otellerde tatil yaptığını da ifade eden Volochkova şunları söyledi:

“Geçen yaz Beldibi’nde bulundum. Birkaç ay annem ve kızımla tatil yaptım. Muhteşem bir yerdi. Türkiye’de insanlar çok açıklar, çok iyiler. Çocukların katılımıyla yardım konserlerine katıldım. Bu yaz 4 kez katıldım. Maalesef, şu an insanları, iş sektörünü ciddi anlamda etkileyen bu tür siyasi olaylar yaşanıyor. Gerçekten çok yazık. Çünkü herkesin dost olmasını, arkadaşlıkta, barışta sınırların olmamasını, sevgide sınır olmamasını istiyoruz. Türkiye’den o kadar çok şey aldım ki, nevresimler, kıyafetler, ayakkabılar. Her sene Türkiye’den birçok şey getirdim. Ben çok beğeniyorum. Tüm bu durumların sona ermesini, tekrar Türkiye’ye gidip eve kıyafet getirmek istiyorum. Tüm dünyada barışın olmasını o kadar çok isterim ki, hem de olabildiğince kısa sürede.”