Şimdiye kadar öğrendiklerinizi unutun

Efsanevi Star Wars serisinin son filmi “Güç Uyanıyor” vizyona henüz girmişken Star Wars’a felsefe ve psikolojinin penceresinden bakan kitaplar zor sorularla okuru yeni maceraya hazırlıyor.

George Lucas’ın 1977 yapımı ilk Star Wars filminin henüz başlarında, Ölüm Yıldızı’nın planlarıyla Darth Vader’dan kaçan becerikli droid R2D2’ya yol arkadaşı C-3PO çöl ortasında “Biz bu hale nasıl düştük?” diye sorar ve ekler: ”Acı çekmek için yapılmışız. Bizim kaderimiz de bu.” Sonrasını biliyoruz: Çok uzak bir galakside cumhuriyetçilerin imparatorluk yanlılarıyla giriştiği ve tıpkı hayatın kendisi gibi bazen hayal kırıklığı ve yenilgi bazen de dayanışma ve umutla dolu 779 dakika süren mücadelesi, kitaplar, çizgi filmler, belgesellerle devam eder; iki nesil yetişir, Jedizm doğar… Evreni kapladığına inanılan ve tüm canlıları birbirine bağlayan “güç” hikâyenin tam kalbine yerleşirken izleyici de bu gücün nasıl kullanılabileceğini, iyi Jedi savaşçılarıyla kötülüğün esiri olup karanlık tarafa geçen Sithlerin savaşı üzerinden bolca sorgular. C-3PO’nun o basit sorusuyla başlayan Star Wars efsanesi kırk yıla yayılan altı filmlik güç gösterisinde soru sormayı ve cevap aramayı hiç bırakmaz; gerçek gücünü tam da bu arayıştan alır çoğu kez. Romantik bir sahnenin ortasında Padme’nin “Hiç yanlış tarafta olabileceğimizi düşündün mü? Ya hizmet ettiğimizi sandığımız demokrasi artık yoksa, ya Cumhuriyet yok etmek için savaştığımız kötülüğe dönüşmüşse?” sorusuyla karşılaşabilirsiniz Star Wars’da. Küçük Anakin’in “Sen bir melek misin?” sorusuna uzun süre takılıp kalabilir, Yoda’dan Jedi eğitimi alan Luke’un o kendinden emin tavırlarına rağmen “İyiyle kötüyü nasıl ayırt edeceğim?” diye sormadan duramadığına şahit olabilirsiniz. Star Wars sorularıyla sizi hazırlıksız yakalar bazen; bazen de cevaplarıyla yeni sorular koyar önünüze.

On yıl aradan sonra yedinci Star Wars filmi “Güç Uyanıyor” vizyona girmişken Türkçede örneği olmasa da Batı’da değerli akademisyenlerin üzerinde epeyce kalem oynattığı Star Wars kitapları yeniden gündemde. Bunların en dikkat çekenleri de Star Wars felsefesini ya da karakterlerin psikolojisini izleyici-okurla paylaşmak isteyen, neredeyse her sahne üzerinden sorular sorarak ilerleyen kitaplar. The Ultimate Star Wars and Philosophy: You Must Unlearn What You Have Learned bu kitaplardan sadece biri. Kitap, 2005’te son Star Wars filmi “Sith’in İntikamı”ndan hemen önce çıkan Star Wars and Philosophy’in devamı aslında. İlk kitabın editörü, felsefe hocası Kevin Decker bu kez bir başka akademisyen Jason Eberl ile editörlüğü üstlenmiş, yeni sorular sorarak felsefe alanında 27 ismin yazılarını derlemiş. Kitabın alt başlığında orijinal Star Wars serisinin ikinci filmi “İmparator”da Luke’u eğiten Jedi ustası Yoda’nın “Şimdiye kadar öğrendiklerini unutmalısın” sözü yer alıyor. Kapağın hemen altında ise “Demokrasinin tiranlığa dönüşümünde korku nasıl bir rol oynar? İyi ile kötü arasındaki ayrım sadece bir bakış açısından mı ibarettir? Bilgelik gerçekten birinin hislerine güvenmesi midir?” “Hepimizin içinde yüzleşmesi gereken bir ‘karanlık taraf’ var mıdır?” gibi sorulara cevap arayan yazarlar, adalet, güç, feminizm, sadakat, ihanet, terörizm, dostluk, aile, baba olmak gibi pek çok başlığa değiniyor; hatta “Chewie konuşabilir mi?” diye sorgularken Wittgenstein’a ve dil felsefesine de uzanıyorlar.

“Gücü kaybetmekten korkarlar”
Kitabın sadece ilk bölümü bile içeriği hakkında fikir verebilir ilgilenenlere: “Darth Plagueis’in Platonik Paradoksu: Bir Sith Lordu Nasıl Bilge Olabilir?” başlıklı bölümü kaleme alan felsefe profesörü Terrance MacMullan tüm Star Wars filmlerinin omurgasını oluşturan iyi ile kötü ikilemini “Sith’in İntikamı”ndaki bir sahne üzerinden sorguluyor: Coruscant’ta bir dans gösterisi sırasında Sith lordu  Palpatine’in, Jedi Anakin’e bilge Darth Plagueis’in trajedisini anlattığı, sizin de bolca soruyla baş başa kaldığınız sahne… “Gücü kazananlar onu kaybetmekten korkarlar, Jedi bile olsalar” der Palpatine “İyilik bir bakış açısıdır. Sith ve Jedi hemen hemen her şekilde birbirine benzer, daha fazla güç tutkuları da dahil olmak üzere” diye devam eder. Yoda’nın Luke’a çok sonraları söylediği  “İnandığımız birçok doğrunun bakış açısına göre değiştiğini göreceksin” cümlesini hatırlayan dikkatli izleyici, Jedi ve Sithlerin gerçekten de birbirine benzediğini, iyi ile kötünün aslında yan yana durduğunu, farkın gücün nasıl ve ne için kullanıldığı olduğunu anlayabilir o sahnede. Luke’un  “İyi ile kötüyü nasıl ayırt edeceğim?” sorusuna Yoda’nın “Huzur içinde sakinleştiğinde, eylemsiz kaldığında anlarsın” yanıtını verdiğini hatırlatan yazar MacMullan, filmin kırılma anlarından biri olan o sahnede bahsedilen Plagueis’in bilgeliğinin, Platon’un tevazu ve adalete bağlı bir erdem olarak dile getirdiği tanımın zıddı olduğunu vurgular. “Ruhu sakinleştirmeden, arzuları şımartarak yaşamayı nasıl başarmıştır” diye sorar okura. Bu paradoksun ahlak, akıl ve özgürlük üzerine yeni ufuklar açtığını söyleyen MacMullan, tezini savunmak için de önce Nietzsche’ye sonra da Sokrat’ın çağdaşı Kadıköylü Thrasymachus’a kadar gider. Sithlerin onu seveceğini savunan MacMullan, “Plato adaletin akıldan ayrı düşünülemeyeceğini savunurken Thrasymachus adaleti güçten ayırmanın imkânsız olduğu görüşündedir. Onun için hak güçlünün yararına çalışan bir şeydir” der ve aklınıza hemen bir dizi sahne de getiriverir; Gizli Tehlike’de Darth Sidious’un, Naboo’yu işgal emri verdiğinde “Lordum bu yasal mı” diye soran Nute Gunray’e “Ben yasallaştırırım” dediğini; “Sith’in İntikamı”nda bir Sith lordu olduğu ortaya çıkan Palpatine’in, “Kaderini senato belirleyecek” diyen Mace Windu’ya “Senato benim!” diye bağırdığını hatırlatır.

“Eğer herkes barış istiyorsa savaş neden var?”
Star Wars serisine felsefenin yanı sıra psikolojinin penceresinden bakmak da mümkün elbette. Hatta sosyal bilimlerin bu iki dalı arasında tatlı bir rekabette var gibi.  Yeni Star Wars kitapları arasında dikkat çeken bir başka derleme de Star Wars Psychology: Dark Side of The Mind. Daha önce popüler film ve diziler üzerine benzer kitaplar yayımlayan akademisyen Travis Langley bu kez psikoloji alanında çalışan 16 uzmanın Star Wars üzerine yazılarına yer veriyor kitabında: İlişkilerin gücü, vicdanlı olma, kabullenme, adanmışlık, pervasızlık, yas, bireyleşme, inanç, ahlaki ikilem, erkeklik hali de kitaptan bazı konu başlıkları. Tıpkı Star Wars filmlerinde olduğu gibi yine bolca soru var bu kitapta da. Yazarlar, “Neden iyi insanlar kötü şeyler yapar?” “İyi ve kötüyü tanımlayabilir miyiz?” “Neden değer veririz?” gibi sorulara yanıt ararken, bazen Jediların yolunu Jung’la kesiştiriyor bazen de tartışmayı “Psikolojinin Senfonisi” adını verdikleri Star Wars müziği üzerinden yürütüyorlar.